Akşam kontrollerimizden birinde oldu. Yüz asker, bir savaş öncesinde tarlada duruyordu ve her şey yerli yerindeydi: zırhlar, kalkanlar, sancaklar. Ama yine de görüntü ölü gibiydi. Hepsi aynı anda nefes alıyor, aynı anda ağırlıklarını değiştiriyor ve aynı noktaya bakıyordu. Yüz tane özdeş manken.
Kendimize Koyduğumuz Bir Kural
O akşam, artık her sahnede kontrol ettiğimiz bir kuralı yazdık: herkes için tek bir şablon yok. Sıradaki bir adam, bir adamdır. Yorgundur, sıkılmıştır, gergindir.
Hayatı Oluşturan Küçük Şeyler
Şimdi, çatışma başlamadan önce, biri silahını kontrol eder, diğeri yoldaşlarına göz atar, üçüncüsü tek dizinin üzerine çöker, dördüncüsü ise sadece dinlenmek için oturur. Her biri kendi hızında yürür, her birinin kendine özgü adımları vardır. Hiçbiri tek bir mangaya ait olduğunu bilmez ve manga tam da bu yüzden canlı görünür.
Darbeler ve düşüşler de farklılaştı. Bir adam, darbenin geldiği taraftan savrulur, “senaryoya göre” değil. Hafif bir darbeyi silkeler, ağır bir darbe ise onu yere serer. Kimse kütük gibi düşmez.
Karakterli Atlar
Atlar kendi alışkanlıklarına sahip oldu: biri başını sallar, diğeri otları kemirir, üçüncüsü huzursuzca yer değiştirir. Ve mızraklar onlara doğru indirildiğinde, bir at tıpkı gerçek bir at gibi korkabilir.
Neden Önemli
Hiçbir oyuncu bir askerin kaç pozu olduğunu saymayacak. Ama eksik olduklarında herkes bunu hissedecek. Bir orduya baktığınızda insanları görmenizi istiyoruz.



